verb

direct

yönetmek, yönlendirmek, talimat vermek

She directs a team of engineers.

Bir mühendis ekibini yönetiyor.

Can you direct me to the station?

Beni istasyona yönlendirebilir misiniz?

He directed the movie.

Filmi o yönetti.

Please direct all questions to me.

Lütfen tüm soruları bana yöneltin.

((bir şeyi)) yönetmek Büyük bir şirketi yönetiyor.

((birine)) ((bir yere)) yol tarif etmek Beni kütüphaneye yönlendirebilir misiniz?

((bir şeyi)) ((birine)) yöneltmek Öfkesini arkadaşına yöneltti.

Eş anlamlılar: guide, lead, manage, aim; Zıt anlamlılar: follow, misguide

Latince 'düzeltmek' anlamına gelen 'dirigere' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'directus'tan gelir; 'di-' (ayrı) + 'regere' (yönlendirmek).

Bir filmin 'director'ü (yönetmeni), sette herkese ne yapacağını ve nereye gideceğini söyleyen kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.