adjective

disappointed

hayal kırıklığına uğramış

She was disappointed with her test score.

Sınav notundan dolayı hayal kırıklığına uğradı.

He gave a disappointed sigh.

Hayal kırıklığıyla bir iç çekti.

((bir şeyden/birinden)) hayal kırıklığına uğramak to be disappointed ((with/by/in sth./sb.)) Sınav notundan dolayı hayal kırıklığına uğradı.

((... olmasına)) hayal kırıklığına uğramak to be disappointed ((that ...)) Yalan söylemesine hayal kırıklığına uğradım.

Eş anlamlılar: sad, unhappy, let down; Zıt anlamlılar: pleased, satisfied, happy

'disappoint' fiilinin geçmiş zaman ortacından. Beklentilerin karşılanmadığı durumu tanımlar.

Bu, bir şey veya biri sizi 'hayal kırıklığına uğrattığında' (disappoints) hissettiğiniz duygudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.