adjective

discerning

anlayışlı, zeki, seçici

She has a discerning eye for art.

Sanata karşı zevkli bir gözü var.

The discerning customer will appreciate the quality.

Anlayışlı müşteri kaliteyi takdir edecektir.

a discerning ((noun)) anlayışlı/zeki bir (isim) She has a discerning eye for art.

Eş anlamlılar: anlayışlı, zeki, seçici; Zıt anlamlılar: anlayışsız, gelişigüzel

Latince 'discernere' (ayırmak) kelimesinden gelir, 'dis-' (ayrı) ve 'cernere' (elemek) köklerinden oluşur.

İyi ile kötüyü 'ayırt edebilen' (discern) birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.