adjective

distinguished

seçkin, tanınmış, saygın

He is a distinguished professor.

O, seçkin bir profesördür.

She has a very distinguished manner.

Çok saygın bir tavrı var.

seçkin bir ((isim)) seçkin bir (isim) O, seçkin bir profesördür.

distinguished ((for sth.)) (bir şey) ile seçkin Bilimdeki çalışmalarıyla seçkindir.

Eş anlamlılar: eminent, notable, famous; Zıt anlamlılar: common, ordinary, unknown

Latince 'distinguere' (ayırmak, işaretlemek) kelimesinden, 'dis-' (ayrı) ve 'stinguere' (delmek, işaretlemek) köklerinden gelir. 'Diğerlerinden ayrılmış' anlamına gelir.

Başarıları veya ağırbaşlı görünümü nedeniyle kalabalıktan 'distinct' (farklı) olan veya sıyrılan birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.