distorted
Çeviri
çarpık, bozuk, tahrif edilmiş
Örnekler
His face was distorted with pain.
Yüzü acıdan çarpılmıştı.
She gave a distorted account of the event.
Olayın çarpıtılmış bir anlatımını yaptı.
Dilbilgisi Kalıpları
çarpık bir ((isim)) çarpık bir (isim) Olayın çarpıtılmış bir anlatımını yaptı.
((isim)) çarpık (isim) çarpık Yüzü acıdan çarpılmıştı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: warped, twisted, misrepresented; Zıt anlamlılar: clear, accurate, straight
Etimoloji
'distort' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Latince 'distorquere' (bükerek ayırmak) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bu, 'to distort' (çarpıtmak) eyleminin sonucudur. Bir şeyi çarpıtırsanız, o şey çarpık (distorted) hale gelir.