adjective

drawn

bitkin, zayıf düşmüş, çizilmiş, çekilmiş

Her face looked pale and drawn.

Yüzü solgun ve bitkin görünüyordu.

The curtains were drawn to block the sun.

Güneşi engellemek için perdeler çekilmişti.

He was drawn to the city's nightlife.

Şehrin gece hayatına çekilmişti.

bitkin görünmek çok yorgun ve zayıf görünmek Yüzü solgun ve bitkin görünüyordu.

çizilmiş olmak ((biri tarafından)) kalemle oluşturulmak Resim ünlü bir sanatçı tarafından çizilmişti.

çekilmek ((bir şeye/birine)) bir şeye veya birine ilgi duymak Şehrin gece hayatına çekilmişti.

Synonyms: tired, haggard, gaunt, pale; Antonyms: fresh, vibrant

'Çekmek' anlamına gelen 'to draw' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Eski İngilizce 'dragan' (sürüklemek, çekmek) kelimesinden gelir. 'Bitkin' anlamı, kişinin yüz hatlarının yorgunlukla aşağı 'çekilmesi' fikrinden kaynaklanır.

Birinin yüzünün yorgunluktan 'uzamış' (drawn out) veya incelmiş olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.