noun

dullness

donukluk, sıkıcılık, körelme, matlık

The dullness of the knife made it hard to cut.

Bıçağın körelmiş olması kesmeyi zorlaştırdı.

He complained about the dullness of his daily routine.

Günlük rutininin sıkıcılığından şikayet etti.

The dullness of the paint color was disappointing.

Boya renginin donukluğu hayal kırıklığı yarattı.

the dullness of ((sth.)) (bir şeyin) sıkıcılığı/donukluğu The dullness of the lecture made me sleepy.

Synonyms: boredom, monotony, flatness; Antonyms: sharpness, brightness, excitement

'dull' (donuk, sıkıcı) sıfatına, bir durumu veya niteliği belirten '-ness' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'dull' olma halini düşünün. Körelmiş bir bıçak (dull knife), sıkıcı bir film (dull movie), mat bir renk (dull color). '-ness' eki bunu bir isme dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.