edit
Çeviri
düzenlemek, düzeltmek, yayıma hazırlamak
Örnekler
She needs to edit her essay.
Makalesini düzenlemesi gerekiyor.
He edited the film for television.
Filmi televizyon için düzenledi.
I will edit out the unnecessary parts.
Gereksiz kısımları çıkaracağım.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) düzenlemek (bir şeyi) düzelterek veya değiştirerek yayına hazırlamak Raporu yarın düzenleyecek.
((bir şeyi)) çıkarmak düzenlerken (bir şeyi) kaldırmak Lütfen bu paragrafı çıkarın.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'ortaya çıkarmak, yayımlamak' anlamına gelen 'edere' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'editus'tan gelir. 'Editor' ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
'Editor', 'edit' (düzenleme) eylemini gerçekleştiren kişidir.