noun

embarrassment

utanç, mahcubiyet, sıkıntı

He blushed with embarrassment.

Utancından yüzü kızardı.

The old car was an embarrassment to the family.

Eski araba aile için bir utanç kaynağıydı.

(birinin) utancına (birinin) utancına To my embarrassment, I forgot his name.

bir utanç kaynağı bir utanç kaynağı The situation was a source of embarrassment.

Synonyms: shame, humiliation, awkwardness; Antonyms: pride, confidence

'embarrass' fiiline, bir durumu veya sonucu belirten isim yapım eki '-ment' eklenmesiyle oluşmuştur.

'-ment' eki, eylemi (embarrass) ortaya çıkan duruma veya duyguya (embarrassment) dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.