eminent
Çeviri
seçkin, saygın, ünlü
Örnekler
He is an eminent scholar of history.
O, seçkin bir tarih bilginidir.
The commission included several eminent lawyers.
Komisyonda birkaç seçkin avukat yer alıyordu.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir)) seçkin ((isim)) seçkin bir kişi/profesyonel O, seçkin bir tarih bilginidir.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: distinguished, renowned; Zıt anlamlılar: unknown, obscure
Etimoloji
Latince 'eminere' (öne çıkmak) kelimesinden gelir, 'e-' (dışarı) ve 'minere' (çıkıntı yapmak) kelimelerinden oluşur.
Hafıza İpuçları
'Seçkin' bir kişi kalabalığın arasından 'sivrilir'. Başındaki 'e' harfi 'excellent' (mükemmel) anlamına gelebilir.