verb

establish

kurmak, tesis etmek, saptamak, kanıtlamak

They established a new company.

Yeni bir şirket kurdular.

We need to establish some ground rules.

Bazı temel kurallar belirlememiz gerekiyor.

The police established the man's identity.

Polis adamın kimliğini tespit etti.

((sth.)) (bir şeyi) kurmak Başarılı bir iş kurdu.

((sb.)) ((as sth.)) (birini) (bir şey olarak) kabul ettirmek Kendini bir uzman olarak kabul ettirdi.

((that-clause)) (olduğunu) saptamak, kanıtlamak Soruşturma onun masum olduğunu saptadı.

Eş anlamlılar: set up, found, create, institute, prove

Latince 'stabilis' (sabit) kelimesinden gelen 'stabilire' (sabit kılmak) kelimesinden türemiştir. 'e-' (dışarı) + 'stabilire' -> bir şeyi kalıcı olarak ortaya koymak.

Bir şeyi 'stable' (sabit) ve kalıcı hale getirmeyi düşünün. Bir şirket 'establish' (kurmak), onu sabit bir varlık haline getirmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.