noun

estrangement

yabancılaşma, aralarının açılması, soğuma

The argument led to a long estrangement between them.

Tartışma aralarında uzun bir yabancılaşmaya yol açtı.

He felt a sense of estrangement from his family.

Ailesinden bir yabancılaşma hissi duydu.

((sb.)) ile ((sb.)) arasında bir yabancılaşma an estrangement between them

((sth./sb.))'dan yabancılaşma a sense of estrangement from his family

Eş anlamlılar: alienation, separation, division; Zıt anlamlılar: reconciliation, closeness

Eski Fransızca 'estranger' (yabancı gibi davranmak) kelimesinden gelen 'estrange' fiilinden türemiştir. '-ment' eki bir durumu veya sonucu belirtir.

Birini 'stranger' (yabancı) yapmak gibi düşünün. 'e-' (dışarı) + 'strange' + '-ment'. Yabancılaştırılmış olma durumu.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.