noun

faces

yüzler, ifadeler, yüzeyler

I saw many happy faces in the crowd.

Kalabalıkta bir sürü mutlu yüz gördüm.

A cube has six faces.

Bir küpün altı yüzü vardır.

faces of ((sb./sth.)) (birinin/bir şeyin) yüzleri/yüzeyleri The faces of the children were bright.

Eş anlamlılar: çehreler, simalar (insanlar için); yüzeyler, taraflar (nesneler için)

'face' isminin çoğul hali, Latince 'facies' (yüz, biçim, görünüş) kelimesinden gelir.

Her birinin farklı bir 'yüzü' (face) olan bir insan kalabalığı düşünün. 'Faces' kelimesi sadece çoğul halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.