adjective

feeble

zayıf, cılız, güçsüz

He gave a feeble excuse for being late.

Geç kaldığı için zayıf bir bahane sundu.

The old man's pulse was feeble.

Yaşlı adamın nabzı zayıftı.

a feeble ((noun)) zayıf bir ((isim)) She made a feeble attempt to smile.

Eş anlamlılar: weak, frail, faint, delicate; Zıt anlamlılar: strong, powerful, robust

Eski Fransızca 'feble' (zayıf) kelimesinden, Latince 'flebilis' (acınacak) kelimesinden gelir. Anlamı 'acınacak'tan 'zayıf, zavallı'ya kaymıştır.

O kadar zayıf birini hayal edin ki zar zor 'fee...ble' diyebiliyor. Zayıf bir ağlama gibi geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.