verb

figured

anladı, hesapladı, düşündü

I figured you would be here.

Burada olacağını düşünmüştüm.

She finally figured out the puzzle.

Sonunda bulmacayı çözdü.

He figured the total cost in his head.

Toplam maliyeti kafasında hesapladı.

((sth.)) out (bir şeyi) anlamış olmak, çözmüş olmak She finally figured out the puzzle.

((that)) ... ...diye düşünmüş olmak, sonuca varmış olmak I figured that he was right.

Eş anlamlılar: calculated, understood, determined, guessed

Latince 'figura' (şekil, form) kelimesinden gelir. Bu, 'to figure' fiilinin geçmiş zaman ve geçmiş zaman ortacıdır.

Bu, 'figure' kelimesinin geçmiş zaman halidir. Bir şeyi 'figured out' ettiğinizde, bulmaca zaten çözülmüştür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.