noun

firebrand

kışkırtıcı, fitneci, ateşli değnek

The political firebrand gave a passionate speech.

Siyasi kışkırtıcı tutkulu bir konuşma yaptı.

He pulled a firebrand from the dying campfire.

Sönmekte olan kamp ateşinden ateşli bir değnek çekti.

((bir)) firebrand bir kışkırtıcı The politician was labeled a firebrand by the media.

Eş anlamlılar: agitator, radical, instigator; Zıt anlamlılar: peacemaker, moderate

'fire' (ateş) + 'brand' (yanan bir odun parçası) kelimelerinden. Mecazi anlamı, tutkuyu veya sorunu 'ateşleyen' bir kişiyi ifade eder.

Kalabalığı kışkırtmak için yanan bir meşale (firebrand) sallayan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.