verb

flare

parlamak, alevlenmek, genişlemek

The small fire suddenly flared.

Küçük ateş aniden parladı.

His nostrils flared in anger.

Öfkeyle burun delikleri genişledi.

Tempers flared during the debate.

Tartışma sırasında sinirler gerildi.

((nesnesiz)) parlamak Küçük ateş aniden parladı.

((up)) (öfke, şiddet vb.) aniden patlak vermek Tartışma sırasında sinirler gerildi.

Synonyms: blaze (alevlenmek), burn (yanmak), erupt (püskürmek); Antonyms: dim (kısılmak), fade (solmak)

Kökeni belirsizdir, ancak muhtemelen 'flame' (alev) ve ani bir ışık patlaması fikriyle ilgilidir.

Bir kamera lensindeki 'parlama' (flare) gibi, aniden yayılan bir ışık patlaması düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.