adjective

flashy

gösterişli, havalı, frapan

He drives a flashy sports car.

Gösterişli bir spor araba kullanıyor.

She wore a flashy gold necklace.

Gösterişli bir altın kolye takıyordu.

((gösterişli bir)) ((isim)) parlak veya pahalı olarak dikkat çeken Gösterişli bir saat aldı.

Eş anlamlılar: gösterişli, frapan, şatafatlı; Zıt anlamlılar: sade, basit, mütevazı

'flash' (parlama) + '-y' (sıfat yapan ek). Kelimenin tam anlamıyla 'parlama gibi', dolayısıyla parlak ve dikkat çekici.

Bir kamera flaşını düşünün. 'Flashy' bir şey parlaktır, dikkatinizi çeker ve genellikle etkilemek amaçlıdır, bazen ucuz bir şekilde.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.