adjective

flawless

kusursuz, hatasız, mükemmel

She gave a flawless performance.

Kusursuz bir performans sergiledi.

Her skin is flawless.

Cildi kusursuz.

((kusursuz)) ((isim)) flawless ((noun)) It was a flawless diamond.

Eşanlamlılar: perfect, impeccable, immaculate; Zıtanlamlılar: flawed, imperfect

'Flaw' (kusur) + '-less' (-sız, -siz). 'Kusuru olmayan'.

'Flaw' + 'less' = daha az kusur, ya da hiç kusur yok. Mükemmel!

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.