verb

flip

çevirmek, fırlatmak, fiske vurmak, çıldırmak

He flipped the pancake in the air.

Krepi havada çevirdi.

She flipped through the magazine.

Dergiyi karıştırdı.

He flipped a coin to decide.

Karar vermek için yazı tura attı.

Don't flip out over a small problem.

Küçük bir sorun yüzünden çıldırma.

((sth.)) (bir şeyi) çevirmek Lütfen krepi çevirin.

((through sth.)) (bir şeyi) karıştırmak Raporu karıştırdı.

((out)) çıldırmak, tepesi atmak Haberi duyunca tepesi attı.

Eş anlamlılar: çevirmek, atmak, fiske vurmak; Zıt anlamlılar: stabilize etmek, yerleşmek

Muhtemelen yansıma bir kelimedir, hızlı, hafif bir vuruş veya dönüş sesini taklit eder.

Bir elektrik düğmesini aşağı yukarı çevirmeyi veya yazı tura atmayı düşünün. Hızlı, keskin bir harekettir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.