verb

flutter

dalgalanmak, pır pır etmek, çarpmak

The butterfly fluttered its wings.

Kelebek kanatlarını çırptı.

Flags fluttered in the breeze.

Bayraklar esintide dalgalanıyordu.

My heart fluttered with excitement.

Kalbim heyecandan pır pır etti.

((bir şey)) dalgalanmak, uçuşmak The leaves fluttered to the ground.

((birinin kalbi)) pır pır etmek, çarpmak My heart fluttered with excitement.

Eş anlamlılar: flap, flicker, quiver, tremble

Eski İngilizce'de 'etrafta yüzmek' anlamına gelen 'floterian' kelimesinden gelir. Hafif, hızlı hareketlerin sesini taklit eden yansıma bir kelimedir.

'flutter' kelimesi, bir 'kelebeğin' (butterfly) kanatları gibi, tanımladığı hafif, hızlı harekete benzer bir sese sahiptir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.