noun

frontline

ön cephe, cephe hattı

He served on the frontline during the war.

Savaş sırasında ön cephede görev yaptı.

Doctors are on the frontline of the pandemic.

Doktorlar pandeminin ön saflarında yer alıyor.

((sth.))'ın ön cephesinde ((...)) bir şeyin en önemli veya tehlikeli konumunda Hemşireler sağlık hizmetlerinin ön saflarında yer alıyor.

Eş anlamlılar: forefront, vanguard (en ön saf, öncü)

'front' (ön) + 'line' (hat) kelimelerinden. Bir savaşta veya herhangi bir faaliyet alanında en ileri konum.

Bir savaştaki 'ön cepheyi' düşünün; bu, bir hastalıkla savaşmak gibi herhangi bir mücadeleye uygulanabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.