adjective

futile

nafile, boşuna, yararsız

All our attempts to save the company were futile.

Şirketi kurtarmak için tüm çabalarımız nafileydi.

It is futile to resist the inevitable.

Kaçınılmaz olana direnmek nafiledir.

((mastar)) (bir şeyi) yapmak nafiledir Onunla tartışmak nafile.

nafile bir ((isim)) nafile bir (isim) Bu nafile bir girişimdi.

Eş anlamlılar: useless, pointless, vain; Zıt anlamlılar: effective, useful, fruitful

Latince 'futilis' (sızıntılı, değersiz) kelimesinden, 'fundere' (dökmek) fiilinden gelir. Dökülen şey boşa gitmiş demektir.

Delik bir kovayla su taşımaya yönelik 'nafile' bir çabayı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.