noun

habit

alışkanlık, huy, bağımlılık, rahibe kıyafeti

Brushing your teeth is a good habit.

Dişlerini fırçalamak iyi bir alışkanlıktır.

She has a habit of tapping her foot.

Ayağını yere vurma huyu var.

A nun wears a special religious habit.

Bir rahibe özel bir dini kıyafet giyer.

a habit of -ing (bir şey yapma) alışkanlığı He has a habit of biting his nails.

to break a habit bir alışkanlığı bırakmak It is hard to break a bad habit.

Eş anlamlılar: custom, routine, practice; Zıt anlamlılar: yok

Latince 'durum, görünüş, giysi' anlamına gelen 'habitus' kelimesinden, bu da 'sahip olmak' anlamına gelen 'habere'den gelir.

Alışkanlık (habit), düzenli olarak 'sahip olduğunuz' (have) bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.