adverb

headlong

balıklama, kafa üstü, düşüncesizce, apar topar

He dived headlong into the water.

Suya balıklama daldı.

She rushed headlong into a new career.

Düşüncesizce yeni bir kariyere atıldı.

headlong ((into sth.)) (bir şeye) balıklama/düşüncesizce dalmak He rushed headlong into the decision.

Synonyms: recklessly, hastily, precipitously; Antonyms: cautiously, carefully

'head' (kafa) + '-long' (yönünde) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla kişinin kafasının yönünde hareket etmesi demektir.

Önce bakmadan, başı önde dalan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.