noun

heir

mirasçı, varis

He is the sole heir to the family fortune.

Aile servetinin tek mirasçısı o.

She was the heir apparent to the throne.

Tahtın veliahtıydı.

((sb.)) ((to sth.)) (bir şeyin) mirasçısı. He is the heir to a large estate.

Eş anlamlılar: successor, inheritor, beneficiary

Eski Fransızca 'oir' kelimesinden, o da Latince 'heres' (mirasçı) kelimesinden gelmektedir.

'h' harfi sessizdir, bu yüzden 'air' (hava) gibi telaffuz edilir. Bir mirasçı, aile mirasının 'havasını' solumak gibi her şeyi miras alır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.