verb

hinder

engellemek, aksatmak, mani olmak

Bad weather hindered the rescue mission.

Kötü hava kurtarma görevini engelledi.

High costs hinder new development.

Yüksek maliyetler yeni gelişmeyi engelliyor.

((bir şeyi)) engellemek Yüksek maliyetler yeni gelişmeyi engelliyor.

((birini/bir şeyi)) ((bir şey yapmaktan)) alıkoymak Fırtına ayrılmamızı engelledi.

Eş anlamlılar: impede, obstruct, hamper; Zıt anlamlılar: help, facilitate, aid

Eski İngilizce'deki 'hindrian' kelimesinden, 'hind' (arkada) kökünden gelir. Birini/bir şeyi arkaya koymak anlamına gelir.

Yavaş bir kişinin 'arkasında' ('behind') olduğunuzu ve bunun ilerlemenizi 'engellediğini' ('hinders') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.