verb

hope

umut etmek, ümit etmek

I hope you feel better soon.

Umarım yakında daha iyi hissedersin.

We are hoping for good weather.

İyi hava umuyoruz.

She hopes to win the prize.

Ödülü kazanmayı umuyor.

((that ...)) ... olmasını ummak Sınavını geçmesini umuyorum.

((for sth.)) bir şey ummak Olumlu bir sonuç umuyoruz.

((to-inf)) yapmayı ummak Seni yakında tekrar görmeyi umuyorum.

Eş anlamlılar: wish (dilemek), expect (beklemek); Zıt anlamlılar: despair (umutsuzluğa kapılmak)

Eski İngilizce'de 'güvenmek, beklemek' anlamına gelen 'hopian' kelimesinden gelir.

'Hope' mümkün olan şeyler için kullanılır. 'Wish' ise genellikle imkansız veya olası olmayan şeyler için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.