verb

annoy

kızdırmak, rahatsız etmek, sinirlendirmek

His constant tapping began to annoy me.

Sürekli tıkırdatması beni rahatsız etmeye başladı.

Don't annoy your little sister.

Küçük kız kardeşini kızdırma.

((birini/bir şeyi)) (birini/bir şeyi) kızdırmak/rahatsız etmek His constant tapping began to annoy me.

Eş anlamlılar: irritate, bother, vex; Zıt anlamlılar: please, soothe, delight

Eski Fransızca 'anoier' (yormak, üzmek) kelimesinden, o da Latince 'inodiare' (nefret ettirmek) kelimesinden gelir.

Sizi 'rahatsız eden' (annoy) 'bir gürültü' (a noise) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.