hustle
Çeviri
acele etmek, itişmek, çok çalışmak, dolandırmak
Örnekler
We need to hustle to catch the train.
Trene yetişmek için acele etmeliyiz.
He hustled his way through the crowd.
Kalabalığın arasından itişe kakışa geçti.
She's always hustling to make more money.
Daha fazla para kazanmak için sürekli çabalıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((to)) hustle acele etmek We have to hustle if we want to get there on time.
((sb./sth.)) ((somewhere)) (birini/bir şeyi) (bir yere) itmek He hustled the kids out of the room.
((to)) hustle ((for sth.)) (bir şey için) çok çalışmak She hustles for her family.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'Sallamak, fırlatmak' anlamına gelen Hollandaca 'husselen' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
İşleri çabucak halletmek için ortalığı 'sallayan' birini hayal edin.