verb

implicate

bulaştırmak, ima etmek, karıştırmak

The evidence implicates him in the crime.

Kanıtlar onu suça bulaştırıyor.

His statement implicates a larger conspiracy.

Onun ifadesi daha büyük bir komployu ima ediyor.

((sb.)) ((in sth.)) (birini) (kötü bir şeye) bulaştırmak The evidence implicates him in the crime.

Eş anlamlılar: involve, incriminate, entail; Zıt anlamlılar: exonerate, absolve

Latince 'içermek, dolaştırmak' anlamına gelen 'implicare' kelimesinden gelir. 'in-' (içine) + 'plicare' (katlamak). Kelimenin tam anlamı 'içine katlamak'tır.

Kötü bir duruma 'bulaştırıldığınızı' (içine katlandığınızı) düşünün. 'plic' kökü 'complicate' ve 'apply' gibi kelimelerde de bulunur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.