noun

impulse

dürtü, itki, tepki

He had a sudden impulse to buy a new car.

Yeni bir araba almak için ani bir dürtü hissetti.

The nerve sends an impulse to the brain.

Sinir, beyne bir impuls gönderir.

She bought the shoes on impulse.

Ayakkabıları bir anlık dürtüyle aldı.

((bir dürtü)) bir şey yapmak için bir şey yapma dürtüsü Bağırmak için bir dürtü hissetti.

((dürtüyle)) hareket etmek düşünmeden aniden hareket etmek Sık sık dürtüyle hareket eder.

Synonyms: dürtü, arzu, içgüdü; Antonyms: müzakere, öngörü

Latince 'impellere' (itmek, sürmek) kelimesinden, 'im-' (içine) + 'pellere' (itmek).

Sizi aniden harekete geçmeye 'iten' ('im-') içsel bir 'nabız' (pulse) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.