preposition

in

içinde, -de, -da

The cat is in the box.

Kedi kutunun içinde.

I will see you in an hour.

Bir saat içinde görüşürüz.

She is in a good mood.

O iyi bir ruh halinde.

He works in finance.

Finans sektöründe çalışıyor.

in ((a place)) (bir yerin) içinde The cat is in the box.

in ((a period of time)) (bir zaman dilimi) içinde I will see you in an hour.

in ((a state/condition)) (bir durumda) olmak She is in a good mood.

Eş anlamlılar: inside; Zıt anlamlılar: out, outside

Eski İngilizce `in` kelimesinden gelir, Proto-Hint-Avrupa kökü `*en` 'içinde' kelimesinden türemiştir.

Bir nesnenin bir alanın sınırları "içinde" olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.