"in" ile başlayan kelimeler

403 kelime

in içinde
preposition
inability yeteneksizlik
noun
inaccessible ulaşılamaz
adjective
inaccuracy yanlışlık
noun
inaccurate yanlış
adjective
inactive pasif
adjective
inadequacy yetersizlik
noun
inadequate yetersiz
adjective
inappropriate uygunsuz
adjective
inaugurate resmen göreve başlatmak
verb
inauguration göreve başlama töreni
noun
inbox gelen kutusu
noun
incandescent akkor
adjective
incantation büyü
noun
incapable aciz
adjective
incarcerate hapsetmek
verb
incarceration hapis
noun
incarnation vücut bulma
noun
incendiary yangın çıkarıcı
adjective
incense çok kızdırmak
verb
incentive teşvik
noun
inception başlangıç
noun
incessant aralıksız
adjective
inch inç
noun
inches inç
noun
incidence görülme sıklığı
noun
incident olay
noun
incidental tesadüfi
adjective
incision kesik
noun
incite kışkırtmak
verb
inclination eğilim
noun
incline eğilimi olmak
verb
include içermek
verb
included dahil
adjective
including dahil olmak üzere
preposition
inclusion dahil etme
noun
inclusive kapsayıcı
adjective
incoherent tutarsız
adjective
income gelir
noun
incoming gelen
adjective
incompatibility uyumsuzluk
noun
incompatible uyumsuz
adjective
incompetent yetersiz
adjective
incomplete eksik
adjective
inconceivable akıl almaz
adjective
inconclusive sonuçsuz
adjective
inconsistency tutarsızlık
noun
inconsistent tutarsız
adjective
incontinence idrar kaçırma
noun
inconvenience zahmet
noun
inconvenient zahmetli
adjective
incorporate dahil etmek
verb
incorporation birleştirme
noun
incorrect yanlış
adjective
increase artmak
verb
increasingly giderek
adverb
incredible inanılmaz
adjective
incredibly inanılmaz derecede
adverb
incredulous kuşkucu
adjective
increment artış
noun
incriminate suçlamak
verb
incubate kuluçkaya yatmak
verb
incubation kuluçka
noun
incubator inkübatör
noun
incumbent görevdeki
adjective
incur maruz kalmak
verb
incurable tedavi edilemez
adjective
indebted minnettar
adjective
indecent uygunsuz
adjective
indeed gerçekten
adverb
indefatigable yorulmaz
adjective
indefinite belirsiz
adjective
indent girinti yapmak
verb
indentation girinti
noun
independence bağımsızlık
noun
independent bağımsız
adjective
index indeks
noun
indian Hint
adjective
indians Hintliler
noun
indicate belirtmek
verb
indication belirti
noun
indicative gösteren
adjective
indicator gösterge
noun
indictment iddianame
noun
indifference ilgisizlik
noun
indifferent kayıtsız
adjective
indigenous yerli
adjective
indignation öfke
noun
indirect dolaylı
adjective
indiscriminate gelişigüzel
adjective
indispensable vazgeçilmez
adjective
indistinct belirsiz
adjective
indistinctly belirsiz bir şekilde
adverb
individual bireysel
adjective/noun
individualism bireycilik
noun
individualist bireyci
noun
individualize bireyselleştirmek
verb
indoctrinate aşılamak
verb
indoor kapalı alan
adjective
induce ikna etmek
verb
induction göreve başlama
noun
indulge şımartmak
verb
industrial endüstriyel
adjective
industrialist sanayici
noun
industrialization sanayileşme
noun
industrialize sanayileştirmek
verb
industrious çalışkan
adjective
industry sanayi
noun
ineffective etkisiz
adjective
inefficiency verimsizlik
noun
inefficient verimsiz
adjective
inept beceriksiz
adjective
inequality eşitsizlik
noun
inertia atalet
noun
inevitable kaçınılmaz
adjective
inexorable amansız
adjective
inexperienced deneyimsiz
adjective
infamous adı çıkmış
adjective
infancy bebeklik
noun
infant bebek
noun
infantile çocuksu
adjective
infantry piyade
noun
infatuation sevdalanma
noun
infected enfekte olmuş
adjective
infection enfeksiyon
noun
infectious bulaşıcı
adjective
infer anlam çıkarmak
verb
inference çıkarım
noun
inferior aşağı
adjective
infertility kısırlık
noun
infestation istila
noun
infield iç saha
noun
infielder iç saha oyuncusu
noun
infiltrate sızmak
verb
infinite sonsuz
adjective
inflame iltihaplandırmak
verb
inflammation iltihap
noun
inflate şişirmek
verb
inflation enflasyon
noun
inflexible esnek olmayan
adjective
inflict vermek (zarar/acı)
verb
influence etki
noun
influential etkili
adjective
influenza grip
noun
inform bilgilendirmek
verb
informal gayriresmi
adjective
informant muhbir
noun
information bilgi
noun
informative bilgilendirici
adjective
informed bilgili
adjective
informer muhbir
noun
infraction ihlal
noun
infrared kızılötesi
adjective
infrastructure altyapı
noun
infringe ihlal etmek
verb
infringement ihlal
noun
infuriate çileden çıkarmak
verb
ingenious dâhiyane
adjective
ingenuity yaratıcılık
noun
ingredient malzeme
noun
inhabit yaşamak
verb
inhabitant sakin
noun
inhalation soluma
noun
inhale içine çekmek
verb
inherent doğal
adjective
inheritance miras
noun
inhibit engellemek
verb
inhibition engelleme
noun
initial ilk
adjective
initialed paraflamak
verb
initialing paraflamak
verb
initialization başlatma
noun
initialize başlatmak
verb
initially başlangıçta
adverb
initiate başlatmak
verb
initiation başlatma
noun
initiative inisiyatif
noun
inject enjekte etmek
verb
injection enjeksiyon
noun
injured yaralı
adjective
injuries yaralanmalar
noun
injury yaralanma
noun
injustice adaletsizlik
noun
ink mürekkep
noun
inland
adjective
inlay kakma yapmak
verb
inlet körfezcik
noun
inmate mahkum
noun
inn han
noun
innate doğuştan gelen
adjective
inner
adjective
inning vuruş sırası
noun
innocence masumiyet
noun
innocent masum
adjective
innocently masumca
adverb
innovate yenilik yapmak
verb
innovation yenilik
noun
innovative yenilikçi
adjective
innumerable sayısız
adjective
inoculate aşılamak
verb
inoculation aşılama
noun
inpatient yatan hasta
noun
input girdi
noun
inquest soruşturma
noun
inquiries sorular
noun
inquiry soruşturma
noun
inquisition engizisyon
noun
inquisitive meraklı
adjective
insane deli
adjective
insanity delilik
noun
insatiable doyumsuz
adjective
inscribe kazımak
verb
inscription yazıt
noun
insect böcek
noun
insecticide böcek ilacı
noun
insecure güvensiz
adjective
insecurity güvensizlik
noun
insensitive duyarsız
adjective
insert sokmak
verb
insertion sokma
noun
inside içinde
preposition
insider içeriden biri
noun
insight içgörü
noun
insightful anlayışlı
adjective
insignia nişan
noun
insignificant önemsiz
adjective
insist ısrar etmek
verb
insisted ısrar etti
verb
insistence ısrar
noun
insistent ısrarcı
adjective
insolvency iflas
noun
insolvent iflas etmiş
adjective
insomnia uykusuzluk
noun
inspect denetlemek
verb
inspection denetim
noun
inspector müfettiş
noun
inspiration ilham
noun
inspired ilham almış
adjective
install kurmak
verb
installation kurulum
noun
installed kurulu
adjective
installer montajcı
noun
installment taksit
noun
installments taksitler
noun
instance örnek
noun
instant anlık
adjective
instantaneous anlık
adjective
instead yerine
adverb
instigate kışkırtmak
verb
instigation kışkırtma
noun
instinct içgüdü
noun
institute kurmak
verb
institution kurum
noun
institutional kurumsal
adjective
institutionalize kurumsallaştırmak
verb
instruct talimat vermek
verb
instructer eğitmen
noun
instruction öğretim
noun
instructions talimatlar
noun
instructor eğitmen
noun
instrument enstrüman
noun
instrumental önemli rol oynayan
adjective
instrumentation enstrümantasyon
noun
insufficient yetersiz
adjective
insulate yalıtmak
verb
insulation yalıtım
noun
insulin insülin
noun
insult hakaret etmek
verb
insurance sigorta
noun
insurer sigortacı
noun
insurgent isyancı
noun
insurrection ayaklanma
noun
intact sağlam
adjective
intake alım
noun
integral ayrılmaz
adjective
integrate entegre etmek
verb
integration entegrasyon
noun
integrity dürüstlük
noun
intel istihbarat
noun
intellect akıl
noun
intellectual entelektüel
adjective
intellectualism entellektüalizm
noun
intellectualize entelektüelleştirmek
verb
intelligence zeka
noun
intelligent zeki
adjective
intend niyet etmek
verb
intended kastedilen
adjective
intense yoğun
adjective
intensely yoğun bir şekilde
adverb
intensification yoğunlaştırma
noun
intensify yoğunlaştırmak
verb
intensity yoğunluk
noun
intensive yoğun
adjective
intent azimli
adjective
intention niyet
noun
intentional kasıtlı
adjective
intentions niyetler
noun
interact etkileşmek
verb
interaction etkileşim
noun
interactive interaktif
adjective
intercede araya girmek
verb
intercept yolunu kesmek
verb
interception durdurma
noun
intercession aracılık
noun
interconnect birbirine bağlamak
verb
interconnection arabağlantı
noun
intercontinental kıtalararası
adjective
intercultural kültürlerarası
adjective
interdependence karşılıklı bağımlılık
noun
interdisciplinary disiplinlerarası
adjective
interest ilgi
noun
interested ilgili
adjective
interesting ilginç
adjective
interests ilgi alanları
noun
interface arayüz
noun
interfere müdahale etmek
verb
interference müdahale
noun
interim geçici
adjective
interior
noun
interjection ünlem
noun
interlude ara
noun
intermediary aracı
noun
intermediate orta seviye
adjective
intermittent aralıklı
adjective
internal
adjective
international uluslararası
adjective
internationalism enternasyonalizm
noun
internet internet
noun
internet-of-things Nesnelerin İnterneti
noun
internship staj
noun
interpret yorumlamak
verb
interpretation yorum
noun
interpreter tercüman
noun
interpretive yoruma dayalı
adjective
interrogate sorgulamak
verb
interrogation sorgu
noun
interrogator sorgu memuru
noun
interrupt kesmek
verb
interruption kesinti
noun
intersection kavşak
noun
interstate eyaletler arası
adjective
interval aralık
noun
intervene müdahale etmek
verb
intervention müdahale
noun
interview mülakat
noun
interviewee görüşülen kişi
noun
interviewer görüşmeci
noun
intestine bağırsak
noun
intimate samimi
adjective
intimately samimi bir şekilde
adverb
intimidate gözdağı vermek
verb
intimidation gözdağı
noun
into içine
preposition
intolerance hoşgörüsüzlük
noun
intolerant hoşgörüsüz
adjective
intranet intranet
noun
intravenous damar içi
adjective
intricate karmaşık
adjective
intrigue ilgisini çekmek
verb
intriguing ilgi çekici
adjective
intrinsic içsel
adjective
introduce tanıtmak
verb
introduction tanıtım
noun
introductory giriş niteliğinde
adjective
introspection iç gözlem
noun
intrude izinsiz girmek
verb
intruder davetsiz misafir
noun
intrusive müdahaleci
adjective
intuition sezgi
noun
intuitive sezgisel
adjective
invade istila etmek
verb
invaluable paha biçilmez
adjective
invasion istila
noun
invasive invaziv
adjective
invent icat etmek
verb
invented uydurma
adjective
invention icat
noun
inventive yaratıcı
adjective
inventor mucit
noun
inventory envanter
noun
invertebrate omurgasız
noun
invest yatırım yapmak
verb
investigate araştırmak
verb
investigating araştırmak
verb
investigation soruşturma
noun
investigative araştırmacı
adjective
investigator müfettiş
noun
investment yatırım
noun
investor yatırımcı
noun
invigorate canlandırmak
verb
invisible görünmez
adjective
invitation davet
noun
invite davet etmek
verb
invited davetli
adjective
inviting davetkar
adjective
invocation dua
noun
invoice fatura
noun
invoke başvurmak
verb
involuntary istemsiz
adjective
involve içermek
verb
involved dahil olmuş
adjective
involvement dahil olma
noun
inward içeriye doğru
adverb

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.