adjective

inconsistent

tutarsız, çelişkili, istikrarsız

His statements were inconsistent with the facts.

İfadeleri gerçeklerle tutarsızdı.

The quality of the product is inconsistent.

Ürünün kalitesi istikrarsız.

((bir şey)) ((bir şey)) ile tutarsız olmak başka bir şeyle uyuşmamak veya aynı fikirde olmamak His statements were inconsistent with the facts.

((biri/bir şey)) tutarsız olmak kalite veya davranışta aynı kalmamak The quality of the product is inconsistent.

Eş anlamlılar: contradictory, erratic; Zıt anlamlılar: consistent, steady

Latince 'in-' (değil) + 'con-' (birlikte) + 'sistere' (durmak). Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte durmamak'.

Birbirine uymayan iki yapboz parçasını hayal edin; bunlar tutarsızdır (inconsistent).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.