verb

incriminate

suçlamak, suç yüklemek, itham etmek

The evidence seemed to incriminate him.

Kanıtlar onu suçluyor gibiydi.

He refused to answer questions that might incriminate him.

Kendisini suçlayabilecek soruları yanıtlamayı reddetti.

((sb.)) (birini) suçlamak The fingerprints on the gun incriminated the suspect.

((to incriminate oneself)) kendini suçlamak He was careful not to incriminate himself during questioning.

Eş anlamlılar: suçlamak, itham etmek; Zıt anlamlılar: aklamak, beraat ettirmek

Latince 'incriminare' (suçlamak) kelimesinden, 'in-' (içine) + 'crimen' (suç, itham) kelimelerinden gelir.

Kelimeyi 'IN-CRIMe-inate' olarak ayırın. Birini bir 'CRIME' (suç) 'IN' (içine) sokmak, yani suçlu göstermek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.