verb

inflame

iltihaplandırmak, alevlendirmek, kızdırmak, şiddetlendirmek

The cut on his leg became inflamed.

Bacağındaki kesik iltihaplandı.

His speech inflamed the angry crowd.

Konuşması öfkeli kalabalığı alevlendirdi.

((bir şeyi)) iltihaplandırmak Enfeksiyon boğazını iltihaplandırdı.

((birini/bir şeyi)) alevlendirmek, kızdırmak Konuşması öfkeli kalabalığı alevlendirdi.

Eş anlamlılar: alevlendirmek, kızdırmak, kışkırtmak; Zıt anlamlılar: yatıştırmak, sakinleştirmek

Latince 'in-' (içine) + 'flammare' (ateşe vermek), 'flamma' (alev) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'ateşe vermek'tir.

'In flame' (alev içinde) olarak düşünün. Bir şeyi kelimenin tam anlamıyla (kızarıklık, ısı) veya mecazi olarak (öfke, tutku) ateşli bir duruma sokmak anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.