preposition

into

içine, -e, -a

She walked into the room.

Odaya yürüdü.

He got into trouble.

Başı belaya girdi.

The caterpillar turned into a butterfly.

Tırtıl kelebeğe dönüştü.

I'm really into jazz music.

Caz müziğine gerçekten bayılıyorum.

((bir yer)) (bir yerin) içine Odaya yürüdü.

((bir durum)) (bir duruma) girmek Başı belaya girdi.

((yeni bir form)) (yeni bir forma) dönüşmek Tırtıl kelebeğe dönüştü.

((bir ilgi alanı)) (bir şeye) meraklı olmak Caz müziğine gerçekten bayılıyorum.

Eş anlamlılar (hareket için): inside, within; (ilgi için): interested in, fond of

'in' (içinde) ve 'to' (-e, -a) kelimelerinin birleşimi. 'in' konumu, 'to' yönü gösterir.

Bunu 'in' (iç) + 'to' (yön) olarak düşünün. Dışarıdan içeriye hareketi veya bir durumdan diğerine geçişi gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.