verb

intrude

izinsiz girmek, rahatsız etmek, burnunu sokmak

I didn't mean to intrude on your conversation.

Konuşmanıza burnumu sokmak istemedim.

The sound of the television intruded into his thoughts.

Televizyonun sesi düşüncelerine girdi.

((on/upon sth.)) (bir şeye) burnunu sokmak, rahatsız etmek Umarım sizi rahatsız etmiyorumdur.

((into sth.)) (bir yere) izinsiz girmek Binaya yasadışı bir şekilde girdi.

Eş anlamlılar: izinsiz girmek, tecavüz etmek, müdahale etmek; Zıt anlamlılar: geri çekilmek, çekilmek

Latince 'in-' (içine) + 'trudere' (itmek, sokmak) kelimelerinden gelir. 'İçine sokmak' anlamına gelir.

Özel bir alana zorla girerek 'in'anılmaz 'rude' (kaba) davranan birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.