adjective

invasive

invaziv, istilacı, müdahaleci

Invasive plants can harm the ecosystem.

İstilacı bitkiler ekosisteme zarar verebilir.

The doctor recommended a less invasive procedure.

Doktor daha az invaziv bir prosedür önerdi.

The reporter's questions were very invasive.

Muhabirin soruları çok müdahaleciydi.

((invaziv)) + ((isim)) istilacı, müdahaleci İstilacı bir tür yerel çevreye zarar verebilir.

Eş anlamlılar: intrusive (müdahaleci), aggressive (agresif), pervasive (yaygın); Zıt anlamlılar: noninvasive (invaziv olmayan), contained (sınırlı)

Latince 'invadere' (girmek, saldırmak) kelimesinden gelir, 'in-' (içine) + 'vadere' (gitmek) köklerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'içine gitmek' demektir.

Bir ülkeyi 'istila eden' (invading) bir ordu düşünün. Yayılır ve ele geçirir. 'İstilacı' (invasive) bir tür de ekosistemde aynısını yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.