verb

irritate

sinirlendirmek, rahatsız etmek, tahriş etmek

His constant complaining irritates me.

Sürekli şikayet etmesi beni sinirlendiriyor.

The smoke irritated my eyes.

Duman gözlerimi tahriş etti.

((sth.)) irritates ((sb.)) (bir şey) (birini) sinirlendirir His constant complaining irritates me.

Eş anlamlılar: rahatsız etmek, kızdırmak; Zıt anlamlılar: yatıştırmak, sakinleştirmek

Latince 'kışkırtmak, tahriş etmek' anlamına gelen 'irritare' kelimesinden gelir.

Kulağınızın etrafında vızıldayan bir sivrisinek düşünün - sizi 'irite eder' (irritate).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.