noun

issues

sorunlar, konular, sayılar (dergi), meseleler

We need to discuss these important issues.

Bu önemli konuları tartışmamız gerekiyor.

He has some personal issues to deal with.

Onun başa çıkması gereken bazı kişisel sorunları var.

I collected old issues of the magazine.

Derginin eski sayılarını topladım.

((...)) issues (...) sorunlar veya konular Bu önemli konuları tartışmamız gerekiyor.

issues ((with sth.)) (bir şey) ile ilgili sorunlar Bilgisayarıyla ilgili bazı sorunları var.

issues ((of a magazine)) (bir derginin) sayıları Derginin eski sayılarını topladım.

Eş anlamlılar: problems, topics, matters, editions

Eski Fransızca'da 'çıkış' anlamına gelen 'issue' kelimesinden gelir. Anlamı 'sonuç', sonra 'tartışma konusu' ve son olarak 'sorun' olarak gelişmiştir.

'Issues' kelimesini bir durumdan 'ortaya çıkan' şeyler olarak düşünün; bunlar sorunlar, tartışma konuları veya yayınlar olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.