noun

kicker

şutör, püf noktası, sürpriz son

The kicker won the game for the team.

Şutör takıma maçı kazandırdı.

The kicker is that the job is unpaid.

İşin püf noktası, işin ücretsiz olması.

bir şutör topa vuran bir oyuncu. The team has a great kicker.

püf noktası şaşırtıcı bir durum. The kicker is that it costs too much.

Eş anlamlılar: (oyuncu) punter, striker; (püf noktası) catch, twist

'kick' (tekmelemek) ve eylemi yapanı belirten '-er' ekinden gelir.

Bir futbol oyuncusunu (şutör) veya bir hikayenin sonundaki şaşırtıcı bir 'püf noktasını' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.