verb

lie

uzanmak, bulunmak, yalan söylemek

I need to lie down for a while.

Biraz uzanmam gerekiyor.

The book is lying on the table.

Kitap masanın üzerinde duruyor.

Don't lie to me.

Bana yalan söyleme.

((uzanmak)) uzanmak. I need to lie down.

((bir şeyin)) üzerinde/içinde ((durmak)) bir şeyin üzerinde/içinde durmak. The book is lying on the table.

((birine)) ((yalan söylemek)) birine yalan söylemek. Don't lie to me.

Eş anlamlılar (uzanmak): recline, rest; Eş anlamlılar (yalan söylemek): fib, deceive

İki farklı köken: 'uzanmak' Eski İngilizce 'licgan'dan; 'yalan söylemek' ise 'leogan'dan gelir.

'Uzanmak' anlamındaki 'lie' fiilinin geçmiş zamanı 'lay', 'yalan söylemek' anlamındaki 'lie' fiilinin geçmiş zamanı ise 'lied'dir. Bu farka dikkat edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.