noun

lifesaver

cankurtaran, hayat kurtaran şey, kurtarıcı

The lifeguard was a real lifesaver.

Cankurtaran gerçek bir hayat kurtarıcıydı.

This map is a lifesaver.

Bu harita hayat kurtarıcı.

((bir şey)) bir cankurtaran ((bir şey)) çok yardımcıdır Bu şemsiye yağmurda gerçek bir cankurtaran.

Synonyms: godsend, savior, boon

'life' (hayat) ve 'saver' (kurtaran) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime. Kelimenin tam anlamıyla bir hayat kurtaran şey veya kimse demektir.

Zor durumda olduğunuzda birinin size bir can simidi (lifesaver) attığını hayal edin. Bu imge hem gerçek hem de mecazi anlamlar için işe yarar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.