adjective

lonely

yalnız, kimsesiz, ıssız

He felt lonely after his family left.

Ailesi gittikten sonra kendini yalnız hissetti.

It was a lonely road with no houses nearby.

Yakınlarda hiç ev olmayan ıssız bir yoldu.

((yalnız)) olmak/hissetmek yalnız olmaktan kaynaklanan bir üzüntü duygusunu tanımlamak için Bazen yalnız hissederim.

((ıssız)) bir yer uzak veya izole bir yeri tanımlamak için Burası otoyolun ıssız bir bölümü.

Eş anlamlılar: lonesome, isolated, forlorn; Zıt anlamlılar: sociable, popular

'lone' (tek) kelimesine sıfat yapan '-ly' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'Lonely', yalnız olmanın olumsuz hissidir. 'Alone' ise nötr ve hatta olumlu bir durum olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.