adjective

lying

yalancı, yatan

The lying witness was not believable.

Yalancı tanık inandırıcı değildi.

The cat is lying in the sun.

Kedi güneşte yatıyor.

I knew he was lying about his age.

Yaşı hakkında yalan söylediğini biliyordum.

lying ((isim)) (sıfat) bir ismin yalancı olduğunu belirtir The lying witness was not believable.

((biri/bir şey)) is lying ((yer)) (fiil grubu) bir yerde yatay pozisyonda olmak The cat is lying in the sun.

((biri)) is lying ((about sth.)) (fiil grubu) bir şey hakkında yalan söylemek He is lying about his age.

Eş anlamlılar: deceitful, dishonest (sahtekar); recumbent, prone (yatan). Zıt anlamlılar: truthful, honest (dürüst).

İki Eski İngilizce fiilden gelir: 'lēogan' (yalan söylemek) ve 'licgan' (uzanmak). Bu fiillerin '-ing' takısı almış halleri 'lying' olarak birleşmiştir.

İki anlamı şu cümleyle hatırlayın: 'Bir yalancı (liar) kanepede uzanırken (is lying) yalan söylüyor (is lying).'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.