adjective

mad

kızgın, deli, çılgın, tutkun

She was mad at him for being late.

Geç kaldığı için ona kızgındı.

The noise is driving me mad.

Gürültü beni çıldırtıyor.

He is mad about football.

Futbol delisidir.

It was a mad idea to go out in the storm.

Fırtınada dışarı çıkmak çılgınca bir fikirdi.

mad ((at sb.)) 〈for sth./-ing〉 birine kızgın olmak I'm mad at you for forgetting my birthday.

mad ((about sth./sb.)) bir şeye/birine deli olmak She's mad about that new singer.

to go mad delirmek, çıldırmak He'll go mad if he finds out.

like mad deli gibi We were working like mad to finish on time.

Eş anlamlılar: angry, insane, crazy; Zıt anlamlılar: sane, calm

Eski İngilizce'de 'deli' anlamına gelen 'gemædde' kelimesinden gelir.

Amerikan İngilizcesinde 'mad' genellikle 'kızgın' anlamına gelir. İngiliz İngilizcesinde ise daha çok 'deli' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.