adjective

merciful

merhametli, insaflı

The king was a merciful ruler.

Kral merhametli bir hükümdardı.

She was merciful to her enemies.

Düşmanlarına karşı merhametliydi.

merciful ((to sb.)) (birine) karşı merhametli olmak. She was merciful to her enemies.

Eş anlamlılar: compassionate (şefkatli), forgiving (affedici), kind (nazik); Zıt anlamlılar: merciless (acımasız), cruel (zalim)

'mercy' (merhamet) + '-ful' (dolu) kelimelerinden oluşur. 'Mercy', Latince 'merces' (ödeme, ödül, acıma) kelimesinden gelir.

'Merciful' olan biri, 'mercy' (merhamet) ile 'full' (dolu) biridir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.