adjective

merciless

acımasız, merhametsiz

The dictator was a merciless tyrant.

Diktatör acımasız bir tirandı.

He launched a merciless attack on his rival.

Rakibine acımasız bir saldırı başlattı.

merciless ((in sth.)) (bir şeyde) acımasız olmak. He was merciless in his criticism.

Eş anlamlılar: cruel (zalim), ruthless (acımasız), harsh (sert); Zıt anlamlılar: merciful (merhametli), compassionate (şefkatli)

'mercy' (merhamet) + '-less' (yoksun) kelimelerinden oluşur.

'Merciless' olan biri, 'mercy' (merhamet) sahibi değildir ('less'). 'Merciful' kelimesinin tam zıttıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.